KAYITLAR  |  DEFTERE YAZ
Gönderen:
Cevap Akasya hanıma

Yer:
Diğer

Tarih:
01 Aralık 2013, Pazar
12:22

Alıntı Yap: Cevap Akasya hanıma

Sayın Hanımefendi şu ana kadar bizim öz-kültürümüzden kopardılar. O nedenle bize ait kaynaklara ulaşma sıkıntısı çekiyoruz. Ben elimden geldiğince çocuk yetiştirme konusunda neler gerekli onları yazmaya çalışıyorum. Yapılacak en güzel şey İslam ahlakı öğrenilip ufak yaştan itibaren çocuklara bunu öğretmektir. Başka kanallardan çocuk terbiyesi öğretmeye çalışmak yapılacak en önemli hatadır. Saygılarımla.
Yukarı          
 
Gönderen:
Cevap; Neşe hanıma

Yer:
Diğer

Tarih:
01 Aralık 2013, Pazar
12:11

Alıntı Yap: Cevap; Neşe hanıma

        Babanızın rahatsızlığından söz etmişsiniz. Felç ve inme gibi durumlarda TMS tedavisi denenebilir. Hasar durumuna göre başarı şansı değişkenlik gösterir Eğer beyin dokusunda etkilenen kısım fazla ise etkisi az olur. Ancak ileti kusurları olduğunda kısa mesafeli olaylarda başarı şansı yüksektir.Hastanıza TMS tedavisi görmenin önemi olmakla beraber yapılmasında fayda vardır. Saygılarımla.             
Yukarı          
 
Gönderen:
neşe kara

Yer:
Konya

Tarih:
29 Kasım 2013, Cuma
15:18

Alıntı Yap: neşe kara

merhaba hocam. sitenizi ve tms i araştırdım size bir sorum olacaktı. babam 65 yaşında ve 7 ay önce kalpten beyne pıhtı attı. sağ kol ve bacak artı konuşma merkezi etkilemiş. fizik tedavi gördü ama şuan hala ayağa kalkamadı ve konuşmasıda tam açılmadı. bizlere ne önere bilirsiniz. tms uygun olurmu babam için. şimdiden teşekkürler...
Yukarı          
 
Gönderen:
akasya

Yer:
Diğer

Tarih:
19 Kasım 2013, Salı
20:20

Alıntı Yap: akasya

hocam merhaba;
20 aylık bir bebeğim var.her anne baba gibi hayırlı evlat olmasını istiyoruz.ilk çocuğum olduğu için çocuk eğitimi konusunda son derece tecrübesizim ve ne yazık ki çevremde akıl alabileceğim hiçbir büyüğüm yok.annelik içgüdülerimle hareket ediyorum yalnız bilimsel bilgiye de sahip olmam gerektiğine inanıyorum.

çocuk eğitimi konusunda tavsiye edebileceğiniz yazar/kitap ismi verebilirmisiniz?
Yukarı Mail: akasya2213@mynet.com         
 
Gönderen:
Suna Demir

Yer:
Diğer

Tarih:
16 Ağustos 2013, Cuma
16:18

Alıntı Yap: Suna  Demir

Sayın hocam;
İlginiz ve cevabınız için teşekkür ederim.
Selamlar
Yukarı Mail: the_sun_05@hotmail.com         
 
Gönderen:
Suna Hanıma Cevap;

Yer:
Diğer

Tarih:
16 Ağustos 2013, Cuma
15:49

Alıntı Yap: Suna Hanıma Cevap;

Efendim merhabalar. Daha önce yazmış olduğunuz soruyu konu benden çok dini literatürü ilgilendirdiği için cevaplamamıştım. Dünyadan ölüp gidenlerin nereye gittiği konusunda kitaplarda çeşitli bilgiler mevcuttur. Benim yazılarımda sözünü ettiğim ölen kişilerin elektromanyetik yapılarının nasıl olup ne halde bulunduğu konusu meseleyi tam bildiğim anlamı çıkarmaz. Ancak ölmüş birisi elektromanyetik özellik taşıyan ruhu nerede bulunmakta tam olarak bilmemekle beraber çeşitli aletlerle bunu tespit mümkün olabilmektedir. Hatta insana ait mezar uygun uyumlu kişilerce bulunabilir. Kişilerin tespitinde tespit edenin elektromanyetik yapısının önemi büyüktür. Elbette giden kişinin imanlı olup olmaması manyetik kutup şeklini belirleyeceği için çekim olur veya olmaz. İnsanların elektromanyetik yapısı pozitif veya negatif olarak yaşadığı bölge özelliklerine göre fark edebilir. Onlar eğer imansız gitmedilerse bizleri gayet rahat duyarlar. Kabir azabı denilen hadiseyi yaşamakta olan mevta dışarıda olan bitenden haberdar olamaz. Siz ne kadar hayır dua etseniz eğer Cenabı Hak kabir azabını kaldırmamışsa sizleri duyabilmesi mümkün değildir. Konu çok uzun ve yanlış anlamalara sebep olacağından fazla anlatmak doğru değildir. Saygılarımla.


Yukarı          
 
Gönderen:
Suna Demir

Yer:
Diğer

Tarih:
16 Ağustos 2013, Cuma
13:25

Alıntı Yap: Suna  Demir

Sayın Hocam Merhaba;
Size yaklaşık 2 ay önce annemi kaybettiğimi ve bunun derin üzüntüsünde olduğumu bildiren bir mail atmıştım.Bu mailde size bir soru yöneltmiştim.
Elimizden bir anda kayıp giden yakınlarımızla bağlantımız sadece bu dünyada mı? yoksa yakınlarımıza dualarımızla ve iyi duygularımızla, kendileri adına hayır işleyerek onların huzurlu olmalarını sağlayabilirmiyiz? Ya da kısaca ölmüş yakınlarımız için ne yapabiliriz? Ölümden sonra enerji olarak onlar bizi hissedebilirler mi?
Sayın hocam sizin bu konuda önerilerinizi çok önemsiyorum. Zamanınız olur da bilgilendirirseniz çok sevinirim
Sağlıkla kalın
Selamlar
Yukarı Mail: the_sun_05@hotmail.com         
 
Gönderen:
Tutu E.

Yer:
İstanbul

Tarih:
12 Ağustos 2013, Pazartesi
23:26

Alıntı Yap: Tutu E.

Bir çok faydalı bilgiyi içeren çok güzel bir site hazırlamışsınız, emeği geçen herkese teşekkür ederim.
Yukarı Mail: g291228@rmqkr.net  Web: www.tutuevi.com       
 
Gönderen:
Cevap: Nurten Hanıma

Yer:
Diğer

Tarih:
04 Ağustos 2013, Pazar
10:57

Alıntı Yap: Cevap: Nurten Hanıma

"GÖSTERİŞ YAPMAK" adlı konu dediğiniz gibi uçu bucağı olmayan konudur. Kişinin dünyaya bakış açısının veya dışa açılan pencerenin kişiliği yansıtmasıdır. Kişilik özelliği olarak eğitim ve kültür toplum yapısını belirler. Aile eğitim ve kültürün başlangıç noktasıdır. Değişik ifade ile eğitim ve kültürün dayanak yeridir. Aileyi yıkarsanız toplumu bitirirsiniz. Temeli imansızlığa dayanan ve aileyi yok eden düşünce şekilleri insanları perişam rezil rüsva etmektedir. Gösterişle mücadele yolu temel aile eğitiminden geçer.Bizler ailemizi kurup onun için mücadele ederen aynı zamanda kendi eğitimimizi sürdürmemiz gerekmektedir. Tümör veya habislik büyümeden engellenmelidir. Büyüdükten her yere yayılım gösterdikten sonra iş işten geçmiştir.Bu herşeyi seyrine bırakıp keyfi uygulamalar yapalım demek değildir. Kendimizi düzeltmek başkalarını düzeltmenin ana yoludur. Bizler sürekli başkalarını yargılayarak kendi yaptıklarımızı görmezden gelmekteyiz. İslam alimleri hep önce kendi nefislerini düzeltme gayretine girmişlerdir. saygılarımla.                 


Yukarı          
 
Gönderen:
Nurten SÖĞÜTDELEN

Yer:
Diğer

Tarih:
02 Ağustos 2013, Cuma
02:49

Alıntı Yap: Nurten SÖĞÜTDELEN

Merhaba Hocam. Sitenizi yakından takip ediyorum. "GÖSTERİŞ YAPMAK" adlı konu aslında çok geniş anlatımı gerektiren bir konu diye düşünüyorum. Toplum kültürünü dahi etkileyen faktörlerden biri. Burda size bir sor yöneltmek istiyorum müsadenizle. Bu sizin anlattıklarınız toplumumuzun birer gerçeği maalesef.

Peki koskoca bir şehirde çoğunluğu gösteriş meraklısı olan bir şehirde, beldede hele hele tamamen maddiyat ve geçim derdine düşmüş şu toplum ortasında bizler bire aile kavramı içerisinde bahsini yaptığım sıkıntıları nasıl aşacağız. Yani sormak istediğim şey şu; Baba ailenin geçimi ve maişeti için her türlü sorunu kafasından atamadan akşam eve gelip kafa dinlemek isterken ( ki sonuçta dinlenmek bir ihtiyaçtır ), Anne ise hakeza ailenin içerisinde ev kadınıysa çocuklarıyla komşularıyla olan ilişki ve diyaloglarıyla tek başına mücadele etmek zorundayken asıl olan ihtiyaçlarımızı komple aile olarak yani anne-baba olarak gidermekle meşgul olmak zorunluluğu içindeyken çocuklarımıza nasıl faydalı olabileceğiz ki.

"Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin.." bile diyemiyoruz. Çünkü gideceğiniz yerde de aynı sorunlar olacaktır. Köleleştirmeye çalışılan bu düzen içerisinde maişet darlığına düşürülen bunca aile nasıl olacak ta sağlıklı bir evlat yetiştirebilecek ki.

Bahsini yatığınız konu sonuna kadar çok güzel bir tespit ancak sorunlar dile getirilmiş.

Peki çözüm ne. Yapabildiğimiz yapmak yapamadığımızı Allaha havale ediyorum demek çözüm olmasa gerek diyorum kanımca.

Siz ne dersiniz hocam.
Yukarı          
 

Toplam Kayıt Sayısı: 128 Toplam Sayfa Sayısı: 13
[««] [«] 1. 2. 3. 4. 5. . . . 11. 12. 13. [»] [»»] 
© 2010 Manyetik Dünyamız Ziyaretçi Defteri 2010. Tüm Hakları Saklıdır
Efser_Gökçen Ziyaretçi Defteri v2010