KAYITLAR  |  DEFTERE YAZ
Gönderen:
Feza Yılmaz'a cevap

Yer:
Diğer

Tarih:
27 Ağustos 2010, Cuma
04:15

Alıntı Yap: Feza Yılmaz'a cevap

Sayın okurumuz , otistik çocuklarda TMS tedavisi deneme amaclı yurdışında kullanılmış ve iyi netice verdiği konusunda yazılar olsada ben uygulamış değilim. Çocuğunuza uygulanabilir. Ancak sonuç hakkında kesin bie şey söyliyemem. Ancak zararlı olmayacağını söyleyebilirim. Nedenine gelince tanısal amaçlı yapılan MR ile aynı karekterde dalgalar kullanılmakta.Seans veya kür ücretleri hususunda tel ile iletişime geçiniz. Saygılarımla
Yukarı          
 
Gönderen:
feza yılmaz

Yer:
Diğer

Tarih:
26 Ağustos 2010, Perşembe
22:01

Alıntı Yap: feza yılmaz

Hocam, otistik bir oğlum var, zaman zaman baş ağrılarıda oluyor. Ona bu tedavi yararlı olur mu, yüksek ses dalgaları işitme ile ilgili hasar verebilir yazıyor, bazı makalelerde böyle bir sıkıntı olr mu, seans ücreti ne kadardır.
Yukarı Mail: kfeza@hotmail.com         
 
Gönderen:
Cevap : Hakan Koç a

Yer:
Diğer

Tarih:
19 Ağustos 2010, Perşembe
21:04

Alıntı Yap: Cevap : Hakan Koç a

Hayırlı ramazanlar sayın Hakan bey ilgi ve alakanıza teşekkür ederiz. Bu konular daha önce atalarımız tarafından geğişik şekillerde yazılmış iken şimdi sanki biz bunları hiç duymamış gibi Avrupa ve Amerikalılar anlatıyorlar. Şahsen benim kanıma dokunuyor.
Sorunuz tam çıkmamakla beraber anladığım kadarıyle cevap verelim. Bahsettiğiniz bazı frekansların bazı kişilere rahatsızlık vermesi meselesi herkes tarafından bilinmekle beraber önemsenmemektedir . Yanlız çok yakında toplumumuzun ritim alışkanlıkları konusunda bir araştırmamız vardır. Bu araştırma neticesi herkese istediği beğendiği frekansı günlük hayatında veya uykuda vererek geçici mutluluğunu sağlayacağız. Burada geçiçi dememden maksat inançsız bir kimseyi mutlu edebilmek mümkündür. Ancak bu dünya sonlu olduğundan o mutluluk da son bulmaya mahkumdur.İnsandan insana data ve duygu nakli yapmaya çalışıyoruz. Saygılarımla
Yukarı          
 
Gönderen:
Hakan KOÇ

Yer:
Diğer

Tarih:
19 Ağustos 2010, Perşembe
16:56

Alıntı Yap: Hakan KOÇ

      Hayırlı ramazanlar hocam. Manyetizmayla ilgili araştırmalar yapayım derken rastladım sitenize. Psikiyatri alanının haricindeki konulara da giriş yapıp, geniş bir daire alanıyla sanki alakasızmış gibi görünen noktalara da değinerek tam odak noktada toplamış ve hedefte kilitlemişsiniz konuları.

      Açıkçası ilk bakışta yadırgadım sitenizin konularını. Manyetik dünya, manyetizma vs.. ile psikiyatrinin ne alakası var diyordum. Okumaya, göz gezdirmeye başlayınca ilginç noktalara rastladım.

      Aramızda sadece felsefe ve fen ilimlerine bağlı kalarak güya mantık ve akıl ile bağdaşmayan şeyleri kabul etmeyen materyal düşüncelere çok güzel darb-ı meseller getirerek farklı bir alanda da hizmet veren, araştırmalara yapan psikiyatristlerimizin olduğunu görmek ve bilmek gurur verici.

        Başarılarınızın devamını dilerim.

       Bu arada bi sru sormadan da geçemeyeceğim. Bu gün iş yerimdeki bir kaç arkadaşta da aynı şeyi duyunca rahatladım. Çünkü kendimi yadırgıyordum.

        Sahurda kapımızın önünden geçen ve düzenli ritmi bile olmayan, teneke çalmaktan farksız ve berbat gürültüsüyle adeta beynimin içinde bombalar patlatan davul sesini duyduğumda delirmemek iin kendimi zor tutuyorum. Bunu her ramazan yaşıyorum. Eşim ve çocuklarımda aynı şey yok. Başkalarına da durumu söylemeye çekiniyordum aslında. Bu gün işyerimde bir kaç arkadaştan bu durumun aynısını duyunca
Yukarı          
 
Gönderen:
Cevap: Salime Çiçek e

Yer:
Diğer

Tarih:
09 Ağustos 2010, Pazartesi
16:16

Alıntı Yap: Cevap: Salime Çiçek e

Merhabalar
Sayın hanımefendi astım rahasızlığı psikosomatik hastalık grubu dediğimiz hastalıklardandır. Bu hastalıkta hastanın nöbetlerinin (astım) ruhsal durumla direkt alakası vardır. Sıkıntılı ve gergin iken hastalık çok daha fazla oluşur. Bu nedenle hastaların ruhsal açıdan dingin ve rahat olması nöbet sayısını azaltacaktır. Psikiyatri hekimi ile görüşmenizde fayda vardır. Saygılarımla
Yukarı          
 
Gönderen:
Salime ÇİÇEK

Yer:
Bingöl

Tarih:
08 Ağustos 2010, Pazar
12:46

Alıntı Yap: Salime ÇİÇEK

   Efser bey . Merhaba.
   Doktorlara göre bende astım var. Astım rahatsızlığım gerçekten var uzun zamandır. Sigara içilen yerde dumanın kokusunu aldığım zaman bayılıyorum. Bu durumun astımla alakasının olmadığını söyleyen arkadaşlarım var. Her seferinde acile kaldırıyorum. Mesela 20 m. uzakta sigara içildiğini görsem bile tansiyonum falan otomatikmen düşüyor. Sigara içilen bir ortamsa beni hepten yığılı bir şekilde yere seriyor. Bu durum gerçekten psikolojik olabili rmi. Sizce psikiyatristlik bir tedaviye ihtiyacım varmı. Aydınlatırsanız sevinirim hocam.
Yukarı          
 
Gönderen:
cevap:sertap hanıma

Yer:
Diğer

Tarih:
02 Ağustos 2010, Pazartesi
23:38

Alıntı Yap: cevap:sertap hanıma

sayın Sertap hanım;
Eşinizin durumunu uzaktan teşhis edip tedavi vermek mümkün değil.Mutlaka görülmesi gerekiyor.Diyabet hastası olduğunu belirtmişsiniz.
Diyabet hastalarında sıklıkla depresyon görülebilmekle beraber kesin karar verebilmek için mutlaka psikiyatrik muayeneye ihtiyaç vardır.Bulunduğunuz yerde bir başka hekimle görüşebilirsiniz .Salıcakla kalınız...
Yukarı          
 
Gönderen:
Sertap GÖZÜKÜÇÜK

Yer:
Bolu

Tarih:
02 Ağustos 2010, Pazartesi
10:33

Alıntı Yap: Sertap GÖZÜKÜÇÜK

       Hocam Merhaba.
      Eşim aşırı derecede sinir hastası ve bu hastalığını kabul etmiyor. En son psikiyatriye götürdük ve verilen ilaçları kullanmaya başladığında hep uyumaya ve hiç işte bile çalışamamaya başladı. Aynı doktorla yine görüştük ilacı azalltı. Hiç bir verim alamadık. 4 - 5 ay sonra bırakmak zounda kaldı. Kullanırsa yığılıp kalıyor. Kullanmazsa evde beni de çocuklarını da aşırı derecede kendinden geçmiş bir halde sinirlenerek dövüyor. Per perişan ediyor. Açıkçası boşanıp çocuklarımın da babasız olmasını istemiyorum. Bu durum beni de strese soktu. Eşimde bir de şeker hastalığı çıktı.

      Tavsiyeniz ne olabailir hocam. Teşekkürler
Yukarı          
 
Gönderen:
yasin e cevap

Yer:
Diğer

Tarih:
27 Temmuz 2010, Salı
22:47

Alıntı Yap: yasin e cevap

Sevgili arkadaşım biraz önce bir yazı yazdım . Şİmdi senin mesajını gördüm. Çok yakında yayınlanacak olan kristalleşme yazısını okumanı istiyorum. Ancak kısaca bazı şeyleri anlatim. Yaşamımızda ben nasıl çocuk yetiştirirsem problemsiz olur şeklinde bir eğltlm veya yapısal tanım yok . Yani psikiyatride koruyucu hekimlik yok. Böyle olunca insanlar yaşamın anlamsızlığını sorguluyorlar. O zamanda netice alamıyorlar. Yaşamları tepkisel oluyor. Arkasından sıkıntı ve depresyon geliyor. O nedenle belirli insanlara güvenip, onları idol edinmek gerekir. Ancak başlangıçta tüm insanlara karşı güvensiz bir yapı segilenirse o zaman temel taşlar yerine oturmadığından binanın ayakta durması mümkün değildir. Bu durumdaki insanın sıkıntı çekmemesi imkansızdır.
Yukarı          
 
Gönderen:
yasin

Yer:
Kayseri

Tarih:
27 Temmuz 2010, Salı
18:21

Alıntı Yap: yasin

ben 33 yaşındayım.sosyal hayatın karmaşası içinde resmen boğuluyorum bir dağda düzen kurabilsem orda yaşarım insanlar gözüme düşman gibi gözüküyor ,bazende toplum içine karışıyım dediğim çok oldu ama hep içimden bir engel çıktı başaramadım beni hep tutan bir şey var içimde artık bir işe gücede giremiyorum evlilik bile bir hayal benim durumum ciddimidir hastalığımın bir adı varmı tedavisi mümkünmüdür
Yukarı Mail: yasingurlek@mynet.com    MSN: yasingurlek78@hotmail.com     
 

Toplam Kayıt Sayısı: 128 Toplam Sayfa Sayısı: 13
[««] [«] 1. 2. 3. . . . 9. 10. 11. 12. 13. [»] [»»] 
© 2010 Manyetik Dünyamız Ziyaretçi Defteri 2010. Tüm Hakları Saklıdır
Efser_Gökçen Ziyaretçi Defteri v2010